MARDİN İLÇELERİ


DARGEÇİT 1DARGEÇİT

MARDİN
İLÇELERİ
TARİHİ YAPITLAR
SİT ALANLARI
DOĞAL GÜZELLİKLERİ
YEMEKLERİ
FOTO GALERİ
FOLKLÖR

Dargeçit için tarih boyunca değişik adlar kullanılmıştır. Bunlardan bazılar; Kher-Boran, Kfar-Boran, Kerburan, Kerboran isimleridir.

Tarihi çok eskilere dayanan Dargeçit’nın bilinen eski meskunlarının burada yasayan Süryaniler ve Kürtler olduğu biliniyor. Milattan sonra 4. yüzyılda Samanilerin iktidarı döneminde Dargeçit ve yöresi Hristiyanlıkla tanışır. O dÖnemde Hristiyanlaşan kesim yalnızca yörede yaşayan Süryanilerdir. Kürtler ise o tarihte çoğunlukla Zerdüşt inancına mensupturlar. Arapların bölgeye gelmesiyle Kürtler İslam dinine geçerler.

Çok dinli bir yer olan Dargeçit Müslüman, Hıristiyan(Ortodoks ve Katolik) ve Yezidileri barındırmıştır. Mezopotamya’nın yani Dicle ve Fırat arasındaki bölgenin insanlık tarihinin ve medeniyetindin başladığı yer olduğunu dikkate alırsak, Dargeçit’in tarihinin ne kadar eskilere dayandığını anlayabiliriz.

Dargeçit’e ilk yerleşenlerin Mardokeliler diye bilinen bir aile olduğu rivayet ediliyor. Kesin olarak hangi tarihte olduğu bilinmemekle beraber Süryani bir ailenin şehri kurduğu söyleniyor. Zamanla aldığı göçlerle büyüyen Dargeçit 1900’lerin basında beş yüz ailenin yasadığı bir şehir oluyor.

Kiliseler Hristiyan Ortodoks Kiliseleri: Arbaye Mor Sabo Kilisesi (Su an yıkık durumda)Arbaye Mor Gevargis Kilisesi (Su an kapalı durumda) Kerboran, Merkez Meryem Ana Kilisesi (Su an kapalı durumda) Kerboran, Merkez Mor Kuruyakos Kilisesi (Su an kapalı durumda) Kerboran, Merkez Bethil Kilisesi (Su an kapalı durumda) Hristiyan Katolik Kiliseleri: Kerboran, Merkez Suriye Katolik Kilisesi (Su an kapalı durumda)

DERİK

2DERİK
Derik İlçesi(610) sene önce Turan Türklerinin Kayıhan aşireti tarafından kurulmuştur. Bizans, Acem ve Türk akınlarına zaman zaman uğramıştır. Bir zamanlar Hıristiyanlar ve Ermeniler bölgede sayı olarak çoğunluk sağlamışlardır.

İlçede Belediye teşkilatı 1874 yılında kurulmuştur. İlçe 1926 yılına kadar Diyarbakır iline bağlı iken, bu tarihten sonra Mardin İline bağlanmıştır.

İlçenin adı Farsça “Dikenlik” anlamına gelen “Dirrik” kelimesinin zaman içinde değişime uğramasının yanı sıra bir zamanlar İlçede Hiristiyan manastırlarının çoğalmasına bağlı olarak da “Der” kelimesinin yerel dilde “Kilise” anlamına geldiği .”Derik” kelimesinin Kiliseler Diyarı diye anıldığı da ifade edilmektedir. Nitekim İlçede 40 yıl öncesine kadar 6 Kilisenin olduğu, bu gün ise bu sayının 1’e düştüğü bilinmektedir.

Yörede mevcut tarihi eserlerin en önemlileri Tepebağ (Telbisim) ve Beşkavak (Hofi) harabeleri ile tarihi Hisaraltı (Rabet) Kalesidir.

İlçe Mardin İlinin Batısında yer almaktadır. Kuzeyinde Mazıdağı ve Çınar, Güney ve güney doğusunda Kızıltepe, Batısında Viranşehir İlçeleriyle çevrilidir. İlçenin yüzölçümü 1367 Km2 olup, Denizden 780 metre yüksekliktedir. İlçenin Doğu ve Güneydoğusu ovalık olup, arazinin % 70’ini kapsamaktadır. Kuzey tarafı ise dağlık bir yapı arz eder. İlçe ile Mazıdağı İlçesi arasında Turcel Dağları yer almaktadır. Bu dağlar üzerindeki Gıriguzi tepesi İlçenin en yüksek tepesi olup, 1208 metre yüksekliğe sahiptir. Bu dağlar arasında derin vadiler yer almaktadır.

İlçe iklimi tropikal iklime daha yakındır. Kış ve ilkbahar başlarında esen “baykür” adı verilen rüzgar meşhur ve etkilidir.

İlçede büyük akarsu yoktur. Mevcut akarsular küçük çay ve dereciklerden oluşmaktadır. Bunların başlıcaları Şip deresi, Circip deresi ve Turcel dereleridir. Durgun su olarak DSİ tarafından yapılan Künreş, Şerefli, Yıldız ve Dumluca göletleridir.

İlçe topraklarında, geçici barınma imkanı sağlayan muhtelif büyüklüklerde (16) mağara mevcuttur. Bunların en önemlilerinden 100 kişilik kapasiteli Beşbudak köyüne bağlı Sıltok, Bozok köyü doğusunda yer alan 200 kişi kapasiteli habis, 500 kişi Kapasiteli Herzin ve Çayköy köyünün doğusunda bulunan 200 kişi kapasiteli Kürtük mağaralarıdır.

İlçenin başlıca ana geçitleri Derik geçidi, Zeytin pınar geçidi, Sadan geçidi, Oğancı geçidi ve Deveboynu geçitleridir.

İlçenin Bozok köyü Kuzeyi ile Meşeli köyü civarı kısmen meşeliktir. Büyük bir kısmı da tarım yapmaya müsait düzlüklerdir.

Keloşk, Aşağıkürşiran isimli yaylalarında sınırlı göçer hareketleri mevcuttur.

İlçede önemli bir maden bulunmamakla beraber, İlçe sınırları içinde Tepebağ Mahallesi, Gırkemin ve Gırrövi tepesi ile Bozbayır köyü Gırıtara tepelerinde çimento yapımında kullanılan ponza taşı (Madeni) vardır.

KIZILTEPE

3kiziltepe
Sarı taşların egemenliğinin ovadaki kudreti, milat öncesini tarihi süreç içinde günümüze taşıdığı değeriyle önemli bir yere sahip olan Kızıltepe’nin bilinen en eski adı Dunaysır’dır.

Artuklular döneminde Urfa ve Diyarbakır’ı Musul’a bağlayan yollar üzerinde canlı bir konaklama ve ticaret merkeziydi. XIII. yüzyılın başlarında birkaç kez Eyyubiler tarafından yağmalanmış, daha sonra Selçuklu, İlhanlı, Memluk, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Timur yönetimlerinde kalmıştır. Dunaysır yerine Koçhisar adıyla anılan yerleşim bölgesi, Koçhisar adlı diğer yerleşim yerlerinden ayırmak için “Mardin Koçhisarı” olarak adlandırılmıştır. l5.yüzyılda Karakoyunlularla Akkoyunlular arasında el değiştirmiştir. l6.yüzyılda Safevilerin egemenliğine girmiştir. Mayıs 1515’te Bıyıklı Mehmet Paşa Komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından zaptedildiği tarihte İlçe İran hakimiyetinde olup, Şah İsmail’in kayınbiraderi olan Karahan Bey’in yönetimindeydi.

1517’de Osmanlı topraklarına katıldı. (Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi) Artuklular döneminde çarşı, han, hamam, cami ve medreseleriyle önemli ve zengin bir yerleşme olmasına rağmen, sürekli yağma ve savaşlar nedeniyle Osmanlıların eline yıkıntı durumunda bir köy olarak geçmiş, süreç içinde gelişerek l931yılında “Kızıltepe” ismi ile İlçe statüsüne kavuştur.

İlçedeki tarihsel yapıların tümü Artuklular döneminden kalmadır. Bunların en önemlileri Kızıltepe Ulu Camisi, Harzem Tacettin Mesud Medresesi, Tarihi Taşköprü, Tarassut Kulesi ve Şahkulubey Kümbeti olarak bilinmektedir.

Kızıltepe İlçesi Mardin İlinin güneybatısında yer alır. Doğusunda Mardin ve Nusaybin, batısında Derik ve Ceylanpınar İlçeleri, kuzeyinde Mazıdağı İlçesi ile güneyinde Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti sınırları ile çevrilidir. İlçe İl Merkezine 27 km mesafededir.

İklimi Akdeniz iklimine benzer özellikler taşır. Yazları çok sıcak ve kurak kışları ise yağışlı ve ılımandır. Yıllık yağış ortalaması 300 mm3 tür. Yağışların az olması nedeniyle zaman zaman kuraklıklar yaşanmaktadır. İlçemizde nemlilik oranı 0 sayılabilecek bir orandadır.

MAZIDAĞI

4MAZIDAĞI
İlçe merkezinin bir yerleşim yeri olması Bizanslılara kadar uzanmaktadır. İlçemiz Fransız İşgalinden 21 Kasım l919 da tamamen kurtarılmıştır. Önce Savur ardından da Derik ilçesine bağlı bir nahiye iken 9 Haziran 1937 yılında ilçe statüsü kazanmıştır. İlçenin eski adı Şamrah olup, “Şamrah” ismini Diyarbakır dan Şam’a giden kervan yolu üzerinde oluşu nedeni ile almıştır. Mazıdağı ismi ise, etrafının dağlarla çevrili olması ve bu dağların mazı ağaçları ile kaplı oluşundan almıştır.

Zambırhan ve Asrihan iki mağaraları Taş Devrinden kalmadır.
Kervanların bu mağaraları daha sonraları konaklama amacı ile kullandıkları anlaşılmıştır. İlçenin batısında Şamrah Kalesi namıyla anılan kalenin yanı sıra Gümüşyuva Köyünde Bizanslılar tarafından bulunup işletilen gümüş madeni ve bu madeni korumak amaçlı yapılan kale ve müstahkem yerler aynı yerde bulunan Kilise kalıntıları tarihi bir nitelik taşımaktadır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Dicle bölümünde Mardin ilinin Kuzey Batısında bulunan bu ile bağlı bir ilçe merkezidir. Güneyinde Derik, doğusunda Merkez ve Savur ilçesi, kuzeyinde Diyarbakır’ın Çınar ilçesi, batısında ise Urfa’nın Viranşehir ilçesi bulunmaktadır. Mazıdağı 94 km’lik Diyarbakır-Mardin karayolunun 50. km’sine, 12 km’lik yol ile bağlıdır. İlçe Matematik konum olarak 40-41 doğu meridyenleri ve 37-38 kuzey paralelleri arasında yer almaktadır. İlçenin denizden yüksekliği 1030 metre olup, yüzölçümü 869 km2 ‘dir.

Orman alanımız 38.925 Ha. Ormanlık, 182.878,5 Ha. Açık alan olmak üzere toplam 221.803,5 Ha. Orman sahası mevcuttur. Mevcut ormanlar genelde Mazı ve Meşe ağaçlarından oluşmaktadır. İlçemizde yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlıdır, tipik bir karasal iklim görülmektedir.

MİDYAT

midyat
İlçemiz Midyat’ın coğrafi olarak konumu, doğusunda Dargeçit ilçesi, batısında Ömerli ilçesi, kuzeybatısında Savur ilçesi, kuzeyinde Batman iline bağlı Gercüş ilçesi, güneyinde Nusaybin ilçesi, güney doğusunda ise Şırnak iline bağlı İdil ilçesi yer almaktadır. Bu ad, ibadet edenlerin dağı, diyarı anlamında kullanılır. Bu bölgenin yüzölçümü 10.000 Km2’den fazladır.

İlçemizin ismi ve ilk kuruluşu konusunda, değişik görüşler bulunmaktadır. Bazı kaynaklara göre, İlçenin adı bir çok değişimlerden sonra Farsça, Arapça ve Süryanice karışımından meydana gelmiş “AYNA” anlamına gelmektedir.

Başka bir rivayete göre de Midyat, Mağaralar Kenti anlamına gelen ” MATİATE” kelimesinden ismini almıştır. Bu görüşü ileri sürenler, “MATİATE” isminin Asur yazıtlarında M.Ö. 9.Yüzyılda geçtiğini Asur imparatorlarından II. Aşurnasipal M.Ö. 879 yılında gururla: ‘Matiate’yi (=Midyat) ve köylerini buyruğum altına soktum. Bol ganimet edinip, onları yüklü haraca ve vergiye bağladım’ der.r. Bu görüşe paralel olarak Midyat’ta ilk yerleşim yerinin mağaralar olduğunu gösteren “Elath” mevkiinin (Midyat’a 3 Km. uzaklıkta ve Acırlı Beldesi yakınında bulunan Ziyaret-Mesire Yeri) Romalılar döneminden günümüze kadar geldiği söylenmektedir.

NUSAYBİN

6NUSAYBİN
Nusaybin eski bir yerleşme merkezi olup, bilinen en eski ismi Nisibis’tir. MÖ.3000’lerde Hurrilerin yurdu olan bu yöre MÖ.XIV.yüzyılda Mitanni krallığının egemenliği altına girmiştir. Nitekim Nusaybin’in kuzeyindeki Gırnavaz Tepesi’nin güney eteklerindeki kalıntılar bu yerleşimin Mittani krallığının merkezi olduğunu göstermektedir. Yöreye daha sonra Aramiler yerleşmiş, MÖ.XIII.yüzyılda Asurlular buraya hakim olmuştur. Medlerin, Babillerin ve Perslerin egemenliğinden sonra da MÖ.331’de de Makedonyalılar Anadolu’nun büyük bir bölümü ile birlikte burasını da kendi topraklarına katmışlardır. İskender’in ölümünden sonra yöre bir süre Seleukosların egemenliğine girmiş, daha sonra da Tigranes buraya egemen olmuştur.

Nusaybin Roma döneminde birkaç kez Sasanilerin eline geçmiş, daha sonra Bizanslılar ile Sasaniler çoğu kez burada çatışmışlardır. MS.V.yüzyılda Nusaybin Nasturilerin önemli bir dini merkezi olmuştur. Araplar zaman zaman buraya akınlar düzenlemiş ve yöreye hakim olmuşlardır. Bu dönemde de Bizanslılar ile Araplar sürekli savaşmışlardır. Yöre Hamdani ve Mervani yönetimlerinden sonra Selçuklu, Artuklu ve Eyyubi egemenliği altına girmiştir. XIII.yüzyıldan sonra Moğollar, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safaviler yöreye hakim olmuşlardır. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında (1517) Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Gırnavas Höyüğü Nusaybinin 4 km kuzeyindedir. Marin Şehir Kalıntısı, Marin Kalesi, Dimitros Kalesi, Mor Ambaham Manastırı, Yeni Kale, Şirvan Kalesi, Mor Yakup Kilisesi ve kilisenin 5-6 metre derinlikte bulunan zemin katta Mor Yakup Mezarı, Mor Evgin Manastırı, Mor Yuhanna Kilisesi burada bulunmaktadır.

ÖMERLİ

7ÖMERLİ
İlçe sınırları içindeki arazi yapısı, birbirlerini izleyen ters kompartıman şeklinde olup, genel olarak kuzey – güney doğrultusunda bölünmüş derelerin etrafındaki rakımı 1100 ile 800 metre civarındaki tepelerden meydana gelmektedir. Arazi yapısı kapalı olup, boyu 0.50 metre ile 3.5 metre arasında değişen meşelik bitki örtüsüyle kaplıdır. Bitki örtüsünün yoğunluğu kuzeye doğru azalmaktadır. İlçe sınırları içerisinde kaynak veren derelerin de yardımıyla vadilerdeki kısmen düz araziler sulanabilmektedir.

İlçede karasal iklim yaşanmaktadır: Yaz aylarında sıcaklık ve yağış düşüklüğü, Kış aylarında sert soğuk ve kar yağışı gözlenmektedir. Zaman zaman aşırı kar ya da aşırı yağmur yağışının kaydedildiği mevsimler mevcuttur.

Yakın tarihe kadar nüfusun tamamına yakın kısmı çiftçilik ve hayvancılık ile geçinmekte iken son yıllarda küçük el sanatları, taşımacılık ve ticaretle uğraşın artığı görülmektedir. Tarımda egemen faaliyet türü bağcılık olup, tahıl ve mercimek bunu izlemektedir. Bağlara musallat olan Ağustos böceği üzüm verimini düşürmüştür. Tahıl ürünleri aile ihtiyacını karşılayacak kadar ekilmektedir.

Mardin – Midyat karayolu üzerinde bulunan İlçeye bir yabancı geldiğinde İlk bakışta özellik taşımayan betonarme ve taş binalardan oluşan topluca bir ilçe görecektir. Yaklaşık 479 adet çeşitli alanlarda iş yapan esnaf ana cadde durumundaki Hürriyet caddesi boyunca yerleşmiştir. Hemen her alanda tüketim malları bulunmaktadır. Ancak küçük sanayi niteliğindeki iş kolları zayıftır.

SAVUR

8SAVUR
Savur Mezopotamya’nın kuzeyinde yer alır. Doğusunda Şırnak, batısında Şanlıurfa il sınırı, kuzeyinde Diyarbakır, güneyinde ise Mardin bulunmaktadır.

İlçe, Mardin’in kuzeyinde ve 1049 kilometrekare yüzölçümünde olup, İl Merkezi’ne 47 km.lik asfalt bir yolla bağlıdır. İlçe Mardin tarafındaki dağların sonu olan tepe ile kuzey tarafındaki doğal kale arasında bir deve boynu teşkil eden sırtın üst ve yan yüzeyleri arasında kurulmuştur. Rakımı ortalama 900 m.dir. İçinden Savur çayı geçmektedir. Yüzey şekilleri sürekli olmayan sırtlar halinde ve sönmüş volkan kalıntısı şeklinde göze çarpar. İlçenin kuzey batısında yer alan geniş düzlüklerde elverişli şartlarda tahıl ekimi yapılır. İlkbahar yağmurlarının bol olduğu yıllarda iyi mahsul alınır. Sulanabilir vadilerde ise genellikle sebze, meyve ve kavakçılık yapılır. Bazı köylerimizde son zamanlarda kiraz bahçeleri teşkil edilmiştir. Belirli bölgelerde küçük çapta kavun ve karpuz yetiştirilmektedir. Hayvancılık ilçemizin önemli geçim kaynağı iken terör ortamının olumsuz etkisi ile hayvancılıkla uğraşan insanların kırsal kesimi terk etmeleri ile hayvancılık giderek azalan bir geçim kaynağı halindedir. İlçemizde Akdeniz iklimi ile birlikte karasal iklimi hüküm sürer. Kışlar çok soğuk olur, yazlar sıcak ve kurak geçer. Yağışların büyük bir kısmı ilkbahar aylarına rastlar. İlçenin doğal bitki örtüsü çalı formundaki meşeliklerden oluşmaktadır.

İlçemizin tarihi çok eski olup, Etiler’e kadar uzanmaktadır. Daha sonra Roma İmparatorluğu ve Bizanslıların hâkimiyetine geçmiştir. Sasaniler ve Melikşah’tan sonra XII. Yy.da 300 yıl hükümdarlık süren Artukoğulları Savura hâkim olmuştur. Artukoğulları’ndan sonra Karakoyunlular ve Akkoyunlular bölgede hâkimiyet kurmuşlardır. Savur, Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı ülkesine katılmıştır. 1884 yılında İlçe statüsüne kavuşmuştur.

YEŞİLLİ

9YEŞİLLİ
Genç bir ilçe, cennetin güzel meyvelerini kıskandıran kiraz bolluğu ve misafirperverlik… Mardin merkezinin kuzeydoğusunda yer alan Yeşilli, doğanın cömertçe oluşturduğu yemyeşil bir vadinin içinde mesire yerleriyle ün salmış bir ilçemizdir. Romalılar devrinde yapılmış su kanalları, çeşmeler, bentler ve değirmenler görülmeye değerdir. Bahçe kültürü son derece gelişkin olan ilçede yeşillikler içinde kasırlara rastlamak mümkündür.

2000 yılı Genel Nüfus Sayımına göre ilçenin nüfusu 30.000’dir. İlçeye bağlı kasaba belediyeleri ve köylerin nüfusu 2.337’tür. Mevcut nüfusun %93’ü şehir merkezinde geriye kalan %7’si ise kırsal kesimde yaşamaktadır. Yörenin geçim kaynağı tarımsal ürünlere ve nakliyeciliğe dayalıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s