SİNOP İLÇELERİ


AYANCIK

1AYANCIK

SİNOP
İLÇELERİ
TARİHİ YAPITLAR
SİT ALANLARI
DOĞAL GÜZELLİKLERİ
YEMEKLERİ
FOTO GALERİ
FOLKLÖR

2011 yılı ADNKS verilerine göre toplam nüfusu 22.660 olan ilçemiz Sinop’un batısında yer alır. Sinop’a 56 km uzaklıktadır. Batı Karadeniz coğrafi bölgesinde yer alan Ayancık İlçesi; kuzeyde Karadeniz, güneyde Boyabat İlçesi ve Kastamonu İli Taşköprü İlçeleri, batıda Türkeli İlçesi ve doğuda ise Erfelek İlçesi ile çevrilidir. İlçemizin ile olan bağlantısı 55 km’lik sahil karayolu ile sağlanır.

İlçenin yüzölçümü 866 km² ve rakım 10 m’dir. İlçe merkezi 202 metre yükseklikteki “Maltepe” ve “Ayantepe” ile deniz arasında Ayancık Çayı Vadisi’nde kurulmuştur. İlçe adını Ayan Tepesi’nden almıştır.

Ayancık İlçesinin tarihi ilk çağlara kadar uzanır. Ayancık ve çevresinde yaşayan ilk kavimler Paflogonyalılar, Amazonlar, Akalar ve Dorlar’dır. İlk çağda Paflogonya Batı Karadeniz bölümünde Britanya, Pontusya ve Galatya arasında kalan yerdir. Pafogonyalılar bu bölgede bilinen ilk yerli halktır. MÖ 1200 yıllarına kadar Etiler’e bağlı, onların korumaları altında yaşamışlardır.

Ayancık’ta ilk Türk egemenliği 11. yy’da Danişmentliler döneminde kurulmuştur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde çeşitli adlar altında idari yapılar içerinde yer aldıktan sonra 1860 yıllarında Ayancık ilçesi kurulmuştur. Cumhuriyet’in ilanına kadar Kastamonu İli’ne bağlı iken, Cumhuriyet’in ilanından sonra yapılan idari düzenlemede Sinop İli’ne bağlı ilçe olmuştur.

İstafan Limanı, Çamurca Plajı, merkezin sahil kesimi, Akgöl, İnaltı Mağarası gezilebilecek yerlerdendir. Akgöl, Ayancık-Boyabat devlet yolunun 31 km’sinden sonra 4 km içeridedir. Çangal ormanları içinde bulunan Akgöl’de sandal gezintisi yapılabilir. Güzel bir mesire yeri olup, 1991 yılında Turizm Merkezi ilan edilmiştir.

BOYABAT

2BOYABAT
İlçe Kastamonu-Samsun-Sinop-Ankara karayolu üzerindedir. Bu özelliği nedeniyle ekonomik yönden dış piyasaya açılmış ve gelişme göstermiştir. 2011 yılı ADNKS verilerine göre ilçenin toplam nüfusu 43.416 kişidir.

İlçenin MÖ 600 yıllarında kurulduğu sanılmaktadır. Şehrin eski adı Germanikopolis’tir. İlçeyi ilk kuranların Gaşkalar olduğu tahmin edilmektedir. Boyabat, boy ve abat kelimelerinden meydana gelmiştir. Boy, uzunluk ya da kabile, soy, aşiret; abat ise mağrur, imar edilmiş anlamına gelmektedir. Bir başka söylentiye göre de “uzun ova” anlamı verilir. Boyabat sırasıyla Gaşka, Hitit, Paflagonya, Lidya, Pers, Makedonya, Roma ve Bizans egemenliklerine girmiştir. Boyabat yöresi Danişment hükümdarı Gümüş Tegin tarafından Türk idaresine katılmış, Selçuklu, Candaroğulları dönemlerinden sonra 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. İlçe, Osmanlılar zamanında Kastamonu Sancağı’na bağlı bir kadılıktır. Tanzimat devrinde nahiyeye çevrilmiş, 1868 yılında da kaza yapılmıştır.

İlçenin yüzölçümü 1568 km²’dir. Doğuda Durağan İlçesi, batıda Kastamonu İli Hanönü-Taşköprü İlçeleri, kuzeyde Sinop merkez ve Ayancık, Gerze ve Erfelek İlçeleri, güneyde Saraydüzü İlçesi ve Çorum ili Kargı İlçesi ile çevrilidir. Arazi, yüksek dağ dizilerinden oluşmuştur. Çöküntüler ve sel yarıkları da dikkati çekmektedir. İlçeden Kızılırmak’ın kolu olan Gökırmak geçmektedir.

İlçe Karadeniz Bölgesi’nde olmakla birlikte deniz iklimi özellikleri taşımamaktadır. Orta Anadolu iklimi daha etkilidir. Yazları çok sıcak, kışları çok soğuktur. Yılda ortalama yağış alan gün sayısı 80 olup, metrekareye 300-400 mm yağış düşmektedir. Yılın en sıcak ayları Temmuz, Ağustos, Eylül, en soğuk ayları Ocak ve Şubat’tır. İlçede hakim rüzgâr poyraz ve yıldızdır. Ormanlık olan ilçe genelde çam ağaçlarıyla kaplıdır.

Kalebağı, Topalçam, Bürnük ilçenin gezi ve mesire yerleridir. Sivil mimari ev örnekleri, Boyabat Kalesi, Kaya mezarları görülmeye değer yerlerdir. Son yıllarda keşfedilen Bazalt Kayalıkları Boyabat’a 15 km uzaklıkta Kurusaray Köyü civarında Fındıklık mevkiindedir. Birbirine yakın 3 vadide yer alan Bazalt Kayalarının özelliği 30-40 m yüksekliğinde 4-5-6 köşeli sütunlardan oluşmasıdır. Jeolojik oluşumu ile ilgili Maden Tetkik Arama Enstitüsü ve Dokuz Eylül Üniversitesi uzmanlarınca yapılan araştırma ve çalışmalar sonucunda genç döneme ait yaklaşık 3-5 milyon yıl yaşında olduğu sonucuna varılmıştır.

DİKMEN

3DİKMEN
Sinop’a 73 km, Samsun-Sinop karayoluna 9 km uzaklıkta olan İlçemizin yüzölçümü 450 km²’dir. 2011 yılı ADNKS verilerine göre ilçenin toplam nüfusu 6.463 kişidir. İlçe, kuzeybatıda Gerze ilçesi, güneyde Durağan ilçesi, batıda Boyabat ilçesi ve Doğuda Samsun Yakakent ilçesi ile çevrilidir.

Dikmen İlçesi’nin yerleşim yeri olarak seçilmesine 1789 yılında hizmete giren caminin neden olduğu rivayet edilmektedir. Eski dönemlerde yöre halkı, Cuma günleri ihtiyacını karşılamak üzere “Yeni Cuma” diye tabir edilen merkeze gelmeye başlamışlar ve çevredeki 30 köy için burası bir merkez durumuna gelmiştir.

Osmanlı Döneminde Saray Köyü’nün nahiye olduğu, 1935 yılında ise Dikmen, nahiye olarak teşkilatlandırılmış ve 1957 yılında içinde tüm birimlerin olduğu teşkilatlı nahiye durumuna gelmiştir.

İlçe, bu tarihten 33 yıl sonra 20.05.1990 gün ve 20523 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 3644 no’lu Kanun Hükmü gereğince, Kırçal, Çorak ve Dumanlı köylerinin birleşmesi ile hüviyetine kavuşmuştur.

İlçe dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip ve 1. derecede heyelana maruz bir bölgedir. Kuzeyinde Küre dağlarının uzantısı olan Göktepe ve Kiraz dağları vardır.

İlçe merkezi, Güzelceçay (Kanlıçay) vadisinde kurulmuştur. İlçede ılıman bir iklim sürer. Yıllık sıcaklık ortalaması 14 derecedir. Denize uzaklığı 12 km olup, Kerim köyü denize bağlantısı olan tek yerleşim yeridir. Nemlilik oranı %70 civarındadır.

DURAĞAN

4DURAĞAN
Sinop’a 111 km uzaklıktadır. 2011 ADNKS verilerinwe göre ilçenin toplam nufusu 21.626 kişidir. İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan yollar üzerinde bulunması, Kastamonu-Samsun bağlantısını sağlaması ve Gökırmak Vadisi’nde verimli topraklara sahip olması itibariyle önemli bir coğrafi konuma sahiptir.

İlçenin yüzölçümü 1034 km²’dir. Arazinin %80’i dağlıktır. Bölgede Kuzey Anadolu sıradağları arasında yer alan İsfendiyar ve Doğu Ilgaz Dağları’nın uzantıları bulunmaktadır. En yüksek yer 1451 m ile Dedemin Tepesi (Dütmen) denilen yerdir. Çok güzel yaylalara ve verimli ovalara sahip olan ilçenin en önemli akarsuları Kızılırmak ve bu ırmağın kolu olan Gökırmak’tır. Bu ırmaklar ilçeye hayat vermekte, güzellik katmaktadır.

İlçe, adını kasabada bulunan ve 1265 yılında Selçuklu Veziri Muinüddin Süleyman tarafından yaptırılan handan almaktadır. Han, uğrak ve dinlenme yeri olarak kullanılmış, yolcu ve halk dilinde bu sebeple hana “Durakhan” denilmiştir. Böylece kasabanın adı bu hana izafeten DURAKHAN olmuş, zaman içinde halk dilinde DURAĞAN şeklini almıştır.

Durağan ve çevresi Türk idaresine Danişmentliler tarafından alınmıştır. Selçuklular döneminde önemini ve işlevini devam ettiren Durağan beylikler döneminde Candaroğulları hakimiyetine girmiştir. Yıldırım Beyazıd tarafından 1392’de Osmanlı yönetimine katılan Durağan, 1402 Ankara Savaşı’nın sonucunda tekrara Candaroğulları hakimiyetine girmişse de II. Murat zamanında tekrar ve kesin olarak Osmanlı toprağı haline gelmiştir. Osmanlı döneminde Kastamonu eyaletine bağlı bir kaza iken 1899’da yapılan düzenleme ile Boyabat İlçesine bağlı bir bucak haline dönüştürülmüştür. Nihayet Cumhuriyet döneminde il olan Sinop’a 1954 yılında ilçe olarak bağlanmıştır.

İlçe merkezi ve yakın çevresi genel olarak yeşillikler ile kaplıdır. Ormanlık bölgelerde çam ağacı birinci sırayı alır. İlçe Karadeniz kıyılarında hüküm süren Karadeniz iklimi ile iç kısımlarda hüküm süren karasal iklim arasında bir geçiş iklimi hakimiyeti altındadır. Yazları fazla yağış olmaz, nispeten kurak geçer, kışları ise ilçe merkezi çok soğuk değildir. İlçe merkezinde rakım 220 metredir.

Durakhan (Kervansaray), Terelek ve Ambarkaya Mezarları, Buzluk Mağarası, Gökırmak Vadisi, Altınkaya Barajı Gölü ve Durağan Göleti kenarları gezilip görülecek yerlerdendir.

ERFELEK

5ERFELEK
Karasu çayı kenarında kurulmuştur. Sinop’a 26 km uzaklıktadır. 2011 yılı ADNKS verilerine göre ilçenin toplam nufusu 11.556 kişidir. Doğuda Sinop İl Merkezi, güneyde Boyabat İlçesi, batıda Ayancık İlçesi, kuzeyde Karadeniz ile çevrilmiştir. İlçenin yüzölçümü 410 km²’dir. Bunun % 68.5’i orman, %29.4’ü tarım arazisi ve %2.1’i meradır.

İlçenin ilk adı Cumayanı’dır. 1961 yılında ilçe olunca çevresinde bulunan Erfelek Ormanı’ndan isim alarak Erfelek İlçesi olarak adı değiştirilmiştir.

İlçenin yeryüzü şekilleri Karadeniz Bölgesi’nin yüzey şekillerine uygun bir özellik gösterir. Dağlar denize paraleldir. Kıyıdan uzaklaştıkça yumuşak bir yükseltiyle tepe özelliği gösteren yapıdan sonra kıyıya paralel dağlar yükselir. İlçenin sahil kısımlarında kışlar ılık, yazlar sıcak ve her mevsim yağışlı olup, yağış miktarı yıllık 600-1000 mm’dir. Güneydeki dağlık bölgelerde ise geçit iklimi hakimdir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlıdır. Yağış ortalaması 400-500 mm’dir. İlçemizin denizden uzaklığı 17 km, denizden yüksekliği ise ortalama 200 m’dir.

GERZE

6GERZE
Sinop’a denizden 13 mil karayolundan 37 km uzaklığı olan ilçenin doğusunda Dikmen İlçesi, batısında Sinop, kuzeyinde Karadeniz, güneyinde Boyabat ve Durağan ilçeleri bulunmaktadır. İlçenin yüzölçümü 594 km²’dir. 2011 yılı ADNKS verilerine göre ilçenin toplam nufusu 21.238 kişidir.

MÖ 1400 yıllarında Gaşgalılar tarafından küçük bir köy olarak kurulan ilçe, daha sonra Paflagonya Devleti’nin eline geçmiş, sırasıyla da; Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Büyük İskender, Roma ve Bizans İmparatorluklarının egemenliğine girmiştir. 1214 Yılında I. İzzettin Keykavus zamanında Selçuklu Devleti’nin hakimiyetine giren Gerze, bir dönem Trabzon Rum İmparatorluğunun eline geçmiş, 1459 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı İmparatorluğu’na bağlanmıştır.

1896 yılında Sinop İli’nin nahiyesi yapılan Gerze, 1920 yılında aynı ile bağlı ilçe haline getirilmiştir. Kayıtlardan ilçenin eski adının Zagora, Gürzühatun, Savetova, Argibete olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere Paflagonyalılar Kızılırmak’ın batı yöresine mızraklılar ülkesi anlamına gelen Gezonolit adını vermişlerdir. Gerze adının buradan geldiği sanılmaktadır.

13 Şubat 1956 yılında büyük bir yangın felaketi geçiren ilçe devlet tarafından yeniden imar edilerek modern bir ilçe haline gelmiştir. Yaz mevsimi kısa, kışlar ılık ve yağışlıdır. Sarımsak ve Kabalı Çayı kenarlarında az miktarda ova vardır. İlçenin arazi yapısı engebeli olup, orman ve mera alanları bitki örtüsünü oluşturmaktadır.

İlçede yaz ve kış aylarındaki sıcaklık ortalamasında çok büyük fark yoktur. Kışın 7ºC dolayında olan sıcaklık ortalaması yazın 20ºC’ye kadar yükselir. Yıllık sıcaklık ortalaması 14ºC’dir. En sıcak ay temmuz, en soğuk ay ise şubat ayıdır. Yıllık yağış ortalaması 690 mm³’dür. Yağmurlar genellikle ilkbahar aylarında yoğun olmaktadır. Ortalama açık gün sayısı 47, ortalama kapalı gün sayısı 123, ortalama kar yağışlı gün sayısı 6.2, ortalama sisli gün sayısı 18.6, ortalama bulutlu gün sayısı 194.5’tir. Ortalama nem oranı % 79 olan ilçede deniz suyu sıcaklığı ise 14-15ºC’dir. Genellikle kış aylarında denizden karayel, gündoğusu ve poyraz, karadan da lodos rüzgarları eser.

TÜRKELİ

7TÜRKELİ
Sinop ilinin sahil şeridinde yer alan ilçelerinden biri olan Türkeli, İl Merkezi’nin batısında yer alır. 2011 ADNKS verilerine göre ilçenin toplam nüfusu 14.554 kişidir. Doğusunda Ayancık İlçesi, batısında Kastamonu Çatalzeytin İlçesi, güneyinde Kastamonu Taşköprü İlçesi, kuzeyinde ise Karadeniz vardır. Yüzölçümü 421 km²’dir. Sinop’ a 91 km, Ayancık’a 36 km, Çatalzeytin’e 10 km, Taşköprü’ye 60 km uzaklıktadır. İlçe sahil şeridi 25 km olup toplam 270 km mülki sınırlara sahiptir.

İlçenin adı ve tarihi ile ilgili belli bir kaynağa dayanmayan iki farklı görüş vardır. Kısmen birbirine benzeyen bu görüşlerden ilkine göre; ilçe merkezi, yerleşim yeri olarak yüzyıla yakın bir geçmişe sahiptir. İlçe önce Rum Pontusluların sonra Selçuklular’ın daha sonra İsfendiyaroğulları Beyliği’nin ve 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Sinop’u almasıyla Osmanlı yönetimine geçmiştir. İlk kurulduğu zamanki adı Yarna’dır. Daha sonra sahilde bir gemi kalıntısına istinaden Gemiyanı adı verilmiştir. Daha sonra Türklerin ormanlık alana yerleşmeleri ile Türklerin Yerleşim Yeri anlamına gelen Türkeli adını almıştır.

İkinci görüşe göre; düşman saldırılarına karşı koyan Türk yerleşim birimlerinden birisi olduğu için Cumhuriyet döneminde şimdiki Türkeli adı verildi. Cumhuriyetin ilk yıllarında Ayancık ilçesine bağlı olan Türkeli 01.05.1957 yılında ilçe olmuştur.

İlçe batı ve doğu Karadeniz ikliminin geçiş noktasında bulunmaktadır. Yaz ve kış ayları sıcaklık ortalamaları arasında büyük farklılıklar görülmemektedir. Her mevsim nemli ve yağışlı geçer. Ortalama olarak açık gün sayısı 70-80, yarı açık gün sayısı 190, kapalı gün sayısı 85-90 arasındadır. İlçe genel olarak aktif bölgeler dışında 4. derecede deprem bölgesinde yer almaktadır.

Güzelkent Beldesi sahil plajı ilçenin en güzel sahil plajıdır. Uzun ve geniş sahili pırıl pırıl ve tertemiz denizi ile insanı adeta büyüler. Bu özelliği nedeni ile yerli ve yabancı turistlerin oldukça ilgisini çekmektedir. Güllüsu, Tavacı Köyü, Kurugöl Orman içi mesire ve piknik alanları mevcuttur. Ayrıca yaz aylarında Zindan Ormanları, Çatak Yaylaları buz gibi soğuk suları, tertemiz havasıyla görmeye ve piknik yapmaya elverişli yerlerdir. Kurugöl 1991 yılında Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir.

SARAYDÜZÜ

7SARAYDÜZÜ
Sinop’a 106 km uzaklıktadır. 2011 yılı ADNKS verilerine göre ilçenin toplam nüfusu 4.803 kişidir. 1930’lu yıllarda Boyabat İlçesi’ne bağlı bir bucak olup ismi Kızıloğlan olan ilçe, 1957 yılında ismini Saraydüzü olarak değiştirmiş ve 20 Mayıs 1990 tarih ve 20523 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan 3644 sayılı kanunla da ilçe olmuştur..

İlçe merkezinin bulunduğu yerleşim yerinin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Bizanslılar’dan Türk Beylikleri’ne geçmiştir. İlçede köylerde çeşitli dönemlere ait camiler, çeşmeler ile Osmanlı Dönemi’ne ait sanatsal açıdan zengin görünümlere sahip, işleme ve oymalarla süslenmiş pencere, kapı ve balkonları ile ilgili çeken tarihi evler bulunmaktadır.

Kızıloğlan ve Saraydüzü adlarının kaynakları tespit edilememekle birlikte, halk arasında ilçenin bulunduğu yerin güney yamaçlarında kim tarafından yapıldığı belli olmayan bir sarayın bulunduğuna ve Saraydüzü ismininde bu saray sebebi ile konulduğuna ilişkin çeşitli söylenceler mevcuttur.

Saraydüzü 260 km²’lik bir alanı kaplamaktadır. Denizden yüksekliği ise 305 m’dir. İlçenin daha yüksek rakıma sahip köyleri de vardır. Sınırları: Doğuda Vezirköprü–Durağan, batıda ve kuzeyde Boyabat, güneyde ise Kargı ve Osmancık İlçeleri ile çevrilidir. Yüksek tepeler ve dağlar kısmen ormanlık, kısmen fundalık ve büyük bir kısmı çıplaktır. İç Anadolu iklimi özelliği görülür. Yılın 80 günü yağışlı olup, metrekareye 360-400 kg yağış düşmektedir.

Saraydüzü engebeli ve ormanlık bir alana sahip olduğu için sadece av turizmi yapılabilmektedir, çeşitli av türleri mevcuttur.
Yukarıarım, Soğuksu : İlçemize 12 km uzaklıkta olup, ilçe merkezinden hareket edilerek, Bahşaşlı Köyü Zeyve Mahallesi ve Arım Köyü’nden geçilerek ulaşılabilmektedir.

Göktepe, Cumasuyu : İlçemizin güneyinde 15 km uzaklıkta olup, Çorman, Bahçeköy, Aşağıakpınar, Hanoğlu ve Göynükören Köyleri’nden geçilerek ulaşılmaktadır.

Aksu Yaylası : İlçemizin güneyinde 13 km uzaklıkta olup, Çorman, Bahçeköy, Aşağıakpınar, Hanoğlu ve Göynükören Köyleri’nden geçilerek ulaşılmaktadır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s