VAN İLÇELERİ


BAHÇESARAY

1BAHÇESARAY

VAN
İLÇELERİ
TARİHİ YAPITLAR
SİT ALANLARI
DOĞAL GÜZELLİKLERİ
YEMEKLERİ
FOTO GALERİ
FOLKLÖR

Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Van İline bağlı bir ilçe olan Bahçesaray, kuzeyinde Gevaş, doğu ve güneydoğusunda Çatak, güneyinde Siirt, batısında da Bitlis ili ile çevrilidir.

Bahçesaray Güneydoğu Torosların uzantılarından Kavuşşahap Dağlarının engebelendirdiği bir alanda kurulmuştur. İlçenin en yüksek noktası doğudaki Müküs Dağı’dır (3.414 m.). İlçe toprakları engebeli olup, Bahçesaray deresinin meydana getirdiği vadi ilçenin tek düzlük alanıdır.

İlçe topraklarını Bahçesaray (Müküs) Deresi sulamaktadır. Bu dere ilçe sınırları dışında Botan Çayı’na katılır. İl merkezine 110 km uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 474 km2, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 16.795’tir.

BAŞKALE

2BAŞKALE
Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Van İline bağlı bir ilçe olan Başkale, güneyinde Hakkari, kuzeyinde Saray ilçesi, batısında Gürpınar ilçesi, doğusunda ise İran ile çevrilidir. Van’ın güneydoğusunda yer alan Başkale, dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. İlçe İspiriz Dağı (3.668 m.) eteklerinde yer almaktadır. İlçenin doğu kesimini Yiğit (Haravil) Dağı (3.468 m.), batı kesimini İspiriz (Başkale) Dağı (3.668 m.), güneybatı kesimini de Gökdağı (3.604 m.) engebelendirmektedir. Bunların dışında ilçede Mor Dağı, Mengene ve Çekvan Dağları bulunmaktadır.

İlçede, ova ve düzlükler çok az olup bunlar, kuzey-güney yönünde akan Çığlı Suyunun çevresinde toplanmıştır. İspiriz Dağı’nın eteğinde Büyük Zapsuyu vadisi yer almakta olup, Nebirnav, Kevçikan, Hanasor, Çekvan, Aşkitan (Ülya), Perihan, Meydan, Harinan, Terazın, Sülav, Medgezeren, Pistekan, Herevil-Şirez, Derevan, Derik, Bağarük, Düava ve Mengen ilçenin belli başlı yaylalarıdır.

İlçe topraklarını Zapsuyu, Çığlı Suyu ve Karasu sulamaktadır. Deniz seviyesinden 2.250 m. yüksekliktedir. İl merkezine 115 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 2.599 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 55.563’tür.

ÇALDIRAN

3ÇALDIRAN
Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Van İli’ne bağlı bir ilçe olan Çaldıran, güneyinde Özalp, batısında Muradiye, kuzeyinde Ağrı’ya bağlı Doğubeyazıt ve Diyadin ilçeleri, doğusunda da İran ile çevrilidir. Van’ın kuzeyinde yer alan ilçe toprakları dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. İlçe topraklarının kuzeyini Büyük Tendürek (3.538 m.), Küçük Tendürek (3.298 m.); batısını Bemraz Dağı (2.690 m.), Köse dağı (2.646 m.) ve Miladiri Dağı (2.611 m.); güneyini Pireşit Dağı (3.109 m.), Kebir Dağı (2.539 m.); doğusunu Elegan Dağı (2.653 m.), Aktaş Dağı (2.844 m.), Dumanlı Dağı (3.061 m.) engebelendirir. Orta kesiminde ise Alikelle Dağı (2.726 m.), Boz Dağı (2.593 m.) ve Kaf Dağı (2.464 m.) yer almaktadır.

İlçe merkezi adını da aldığı Çaldıran Ovası’nda kurulmuştur. İlçe topraklarını Bendihami Çayı ve onun kolları sulamaktadır. Bu çay ilçe sınırları içerisinden kaynaklanmakta olup, ilçenin ortasından geçerek Van Gölü’ne dökülür. Çaldıran’da Hındırmenteş Gölü dışında herhangi bir göl bulunmamaktadır.

Deniz seviyesinden 2.050 m. yükseklikteki ilçenin yüzölçümü 1.742 km2 olup, 2000 Yılı genel Nüfus sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 58.800’ dür.

İlçede karasal iklim hüküm sürmekte olup, Yaz ayları az yağışlı ve serin, kışlar ise çok soğuk ve karlı geçmektedir.

ÇATAK

4ÇATAK
Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Van İli’ne bağlı bir ilçe olan Çatak, doğusunda Başkale, batısında Bahçesaray, kuzeydoğuda Gürpınar, Kuzeybatıda Gevaş, güneydoğuda Beytüşşebap, güneybatısında da Pervari ilçeleri ile çevrilidir. Çatak dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Kuzeyi Van Gölü’ne dik olarak inen sıralar halindeki Kavuşşahap Dağları ile engebelenmiştir.Bu dağ sırası ilçenin kuzeydoğusunda Sarıbulak Dağı’nda 3.446 m. yüksekliğe ulaşmaktadır. Kavuşşahap Dağlarının güneyinde Kepçe Dağ (3.500 m.), ilçenin doğusunda kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Damla Dağı (3.000 m.) bulunmaktadır. Ayrıca ilçenin güney kesimini de Alandaş Dağı (3.249 m.) engebelendirmektedir. Bu dağlar arasında kuzey-güney doğrultusunda akan Çatak deresi boyunca da düzlükler bulunmaktadır. İlçenin yüksek kesimlerinde Takuh,Melkuşan,Aruh, Kirapit, Pip, Karabulak, Golcebel. Kalüt ve Tirşin yaylaları yer almaktadır.

İlçe topraklarını dağ sıraları arasında akan, doğu ve batı yönünden küçük akarsularla beslenen Çatak Deresi sulamaktadır. Çatak Çayı ilçe merkezi sınırlarında Norduz (Narlıca) Deresi ile birleşerek Botan Irmağı’na dökülmektedir. Deniz seviyesinden yüksekliği 1.512 m.dir. İl merkezine 87 km. Uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 2.200 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre toplam nüfusu 23.816’dır.

İlçede Karasal iklim hüküm sürmekte olup, gece ve gündüz sıcaklık farkları büyüktür. Kışın bölgeye fazla miktarda kar düşmektedir. Kış ayları uzun ve kar yağışlı olup, çığ tehlikesi mevcuttur. İlkbahar ve sonbahar ayları yağışlı, yaz ayları ise kurak geçmektedir.

EDREMİT

5EDREMİT
Edremit kuruluşundan bugüne; Edremit, Gümüşdere, Sarmansuyu gibi adlar almıştır. “Edremit” ismi, en eski olanıdır. “Gümüşdere” adının neye bağlı olarak konulduğu bilinmemektedir. “Sarmansuyu” adı; Şamram Kanalından esinlenerek konulmuştur. Merkez belediye bu adla kurulmuştur. En son ve kalıcı olarak “Edremit” üzerinde karar kılınmıştır.
Edremit kelimesi Arapça’dan alınmadır. “Erd=yer, met=uzun anlamında. İki hecenin “Erd+met” birleşmesi “uzun yer” anlamı manasına gelmektedir. Başlangıçta “erdmit” olarak telaffuz edilen bu kelime zamanla halk ifadesinde inceltilerek bugünkü “Edremit” adını almıştır.
Edremit’te çeşitli kavimlerin yanında Kaldi Kehaldiler (Urartular), Asuriler, Menuas kavimleri, Semiramis sülaleleri yerleşmiş olabileceği, daha sonraları, doğudan gelen Sasaniler, Müslüman Araplar M.S., XII. yy. ortalarında Van ve yöresini hakimiyetleri altına aldıkları bilinmektedir. Müslümanlarla Bizans Devleti arasında elden ele geçen Van ve yöresinde, Ermeni asıllı beyler de kısa da olsa hakimiyet kurmuşlardır. Müslümanların Bizans’a karşı Selçuklulardan yardım istekleri üzerine (1071), Malazgirt Zaferinden sonra Van ve yöresi Türklerin (Selçuklular)’ın eline geçer.
Van ve yöresinde beyliklerin hüküm sürdüğü, 1387’de Timur’un Van Kalesi’ni zaptı ile beyliklerin son bulduğu (Urartu Krallığı M.Ö. 840-600 yılları arasında hüküm sürmüşlerdir) görülür.

ERCİŞ

6ERCİŞ
Yeşilliği, bol suyu, verimli toprakları, doğal güzelliği ve tükenmeyen bereketiyle güzel bir yurt köşesi olan Erciş, Doğu Anadolu Bölgesinin en eski yerleşim yerlerinden biridir. Van ilinin en verimli ovası olan Erciş ovası üzerinde kurulmuştur. Doğusunda Van ilinin Muradiye, batısında Bitlis ilinin Adilcevaz ve Ağrı ilinin Patnos, kuzeyinde yine Ağrı ilinin Taşlıçay ve Diyadin ilçeleri, güneyinde ise Van Gölü bulunmaktadır.

Van ilinin kuzeyinde, gölün sahilinde bir şerit halinde uzanan ve sırtını kuzeyde yüksek dağ ve tepeler yaslamış Erciş’te, her mevsim ayrı bir güzellikte yaşanır. Gölden içerilere gidildikçe çeşitli meyveleri yetiştiren bahçeleri diz boyu yükselen ekin tarlaları ve kavak ağaçlarıyla yeşilin her tonu gözler önüne serilir. Bu yüzden Erciş adı çevrede “Yeşil Erciş” olarak söylenir.

GEVAŞ

7GEVAŞ
Gevaş ilçesi Türkiye’nin doğusunda 42 derece 40 dakika ve 44 derece 30 dakika doğu boylamları ile 37 derece 43 dakika ve 39 derece 26 dakika kuzey enlemleri arasında yer alır. Yüzölçümü 727.5 km. kare olup, denizden yüksekliği 1750 metredir.

İlçe Güneydoğu Toroslar’ın bir uzantısı olan Kavuşşahap (İhtiyarşahap) dağlarının en yükseği olan Artos Dağının (3650 m.) eteğinde kurulmuştur. Doğusunda Gürpınar, batısında Hizan ve Tatvan (Bitlis) İlçeleri, kuzeyinde Van Gölü, kuzeydoğusunda Edremit, güneyinde Çatak, güneybatısında da Bahçesaray ilçeleri bulunur. İl merkezine uzaklığı 40 km.’dir.

GÜRPINAR

8GÜRPINAR
M.Ö. 9. yüzyılda Urartular döneminden bu yana yerleşim olduğu bilinmektedir. Yedisalkım köyümüzdeki mağara resimleri bunun en belirgin kanıtlarındandır. Urartulardan sonra sıra ile Medler, Persler, Makedonyalılar, Partlar, Sasaniler, Müslüman Araplar egemen olmuş, egemenlik daha sonra Bizanslılara geçmiştir. II. Yüzyıl da Malazgirt savaşı ile bölge Selçukluların egemenliğine girip Türkleşmeye başlamıştır. Selçuklulardan sonra da sırasıyla İlhanlılar, Celayir Oğulları, Akkoyunlular ve Safeviler egemenliklerini sürdürmüştür.

1548 yılında Van İlinin Osmanlılar tarafından fetih edilmesi ile başlayan Osmanlı egemenliği 1914 yılında Birinci Dünya Savaşına kadar sürmüştür. Bölgede yaşamakta olan Ermeni azınlığın ihaneti ve surların istilası ile başlayan karanlık günler 1 NİSAN 1918 ‘e kadar sürdü. 1 NİSAN 1918 ‘de ilçemiz düşman işgalinden kurtarıldı.

1936 yılında Kırkgeçit’te (Kasrık) kurulan Gürpınar İlçesi 1954 yılında şimdiki yerleşim yeri olan Kığzı’ya nakledilmiştir. İlçenin adı İsmet İNÖNÜ tarafından Gürpınar olarak adlandırılmıştır. İlçeye bağlı 7 mahalle bulunmaktadır.

Gürpınar, Cumhuriyet döneminde gelişme gösteren ve son yıllarda ilçe merkezi olan bir yerleşim birimidir. Kentte tarihi nitelik taşıyan kayda değer bir mimari eser bulunmamaktadır. Ancak ilçe sınırları içinde kalan yörede, iskân hareketlerine de işaret eden birçok ören yeri ile tarihi yapı mevcuttur. Şehrin yakınında bulunan ve Urartu medeniyetine ışık tutan Çavuştepe Kalesi, kalıntılarıyla haklı bir üne sahiptir. İlçe sınırları dâhilindeki Hoşap ve Zernek ise Ortaçağ’da yerel idare merkezleri olmasıyla önem kazanmışlardır. Hoşap Kalesi, Güzelsu bucağının kuzey yamacı üzerindedir. Mahmudi Beyliği Hoşap’ta en parlak dönemini XVIl. yüzyılda Zeynel, Süleyman,İbrahim ve Evliya Beyler zamanında yaşamış,Hoşap Kalesi ve teşkilatı bu dönemde imar edilmiştir. Kapısı çok ilginçtir. Üzerinde iki aslan ve Farsça bir yazıt vardır. Kale içinde cami, üç hamam, çeşme ve zindanlar vardır. Burçları da ilgi çeker.

Gürpınar İlçesi Van İlinin güneydoğusunda, Havasor ovasında deniz seviyesinden 1740 m. yükseklikte kurulmuş olup il merkezine 21 km uzaklıkta olan Gürpınar İlçemizin yüzölçümü 4063 Km2 dir. Kapladığı alan bakımından, yurdumuzun en büyük ilçesidir. Alanı Rize ve Kocaeli illerinin alanından daha büyüktür.

MURADİYE

9MURADİYE
Van iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 2.447 kilometrekare, nüfusu 31.586 dır. Yüzeyi yükseltisi 3.000 metreyi bulan dağlardan, derin vadilerden ve yer yer ovalık alanlardan ibarettir. Yavuz Sultan Selim Çaldıran Meydan Muharebesini, Muradiye’nin bir bucağı olan Çaldıran ovasında yapmıştır. İlçe merkezi 2.281 nüfuslu Muradiye kasabasıdır.

Merkez bucağa bağlı 36 köyü vardır.

İlçe toprakları genelde dağlıktır. Kuzey ve doğu bölgelere gidildikçe yükseklik artar. Dağlardan kaynaklanan suları Bendimahi Çayı toplar. Bu çayın göle döküldüğü bölgede Muradiye Ovası yer alır.

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Muradiye Ovasında tarım yapılır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, buğday ve arpadır. Dağlık bölgelerdeki yaylalarda çok sayıda koyun ve kıl keçisi beslenir. Yaylalarda yazın kurulan mandıralarda tereyağ ve bölgeye âit otlu peynir üretilir.

İlçe merkezi Bendimahi Çayının doğusunda bir vâdinin yamacında kurulmuştur. Doğubeyazıt-Van karayolu ilçe merkezinden geçer. İl merkezine 78 km mesâfededir. Denizden yüksekliği 1735 metredir. Eski ismi Bargiri’dir. İlçe belediyesi 1935’te kurulmuştur.

Muradiye Şelalesi

Muradiye ilçesine 10 km. uzaklıkta, Bend-i Mahi Çayı üzerindedir. Çok yüksekten düşmese de hoş bir görünümü vardır. Şelale 15-20 metre arasında değişen yükseklikten dökülmektedir. Asma köprüsü ve doğal güzelliği ile halkın rağbet ettiği bir mesire yeridir.

SARAY

10Saray
Bugünkü Saray İlçesi ilk defa 1869 yılında Mahmudiye adıyla mevcut yerinde kurulmuştur. 1948 yılında ilçe merkezi Özalp İlçesinin bulunduğu yere (Kargali Mahallesine) taşınmıştır. 1948 yılından 1990 yılına kadar Özalp ilçesine bağlı bir bucak olan Saray 1990 yılında çıkarılan 3644 sayılı kanunla ilçe olmuştur.

Saray İlçe merkezi Saray ovasının yukarı kısmında kurulmuştur. Saray İlçesinin sınırları içerisinde geniş düzlükler yer almaktadır. İlçenin doğusunda bulunan dağlar İran ile sınır oluşturmaktadır. İlçede akarsu olarak ilçe sınırları içerisinden geçerek İran’a ulaşan Kotur Çayı bulunmaktadır.

İlçenin doğusunda İran İslam Cumhuriyeti, Güneyinde Başkale ve Gürpınar İlçeleri, Batı ve Kuzeyinde ise Özalp ilçesi bulunmaktadır. İlçenin Van İline uzaklığı 80 Km , Özalp İlçesine ise 15 Km Uzaklıktadır. Vana Ulaşım Özalp İlçesi üzerinden sağlanmaktadır.

ÖZALP

11Özalp
İlçe merkezi 1948 yılında bu günkü Özalp merkezine taşınmış ve burası İlçe merkezi haline dönüştürülmüştür. Kazım Paşa İlçe merkezinin ismi ise Saray olarak değiştirilerek Nahiye teşkilatına dönüştürülmüştür.

Özalp İlçe Merkezinin ismi ise şimdiki mahalle olan Kargalı’nın adı ile anılmaktaydı. Bu mahalle o tarihlerde köy teşkilatı durumundaydı. İlçe Doğuda İran ile Saray İlçesi, Batıda Van, Kuzeyinde Muradiye ve Çaldıran İlçeleri, Güneyde ise Gürpınar İlçesi ile çevrilmiştir.

Yüz ölçümü 1.392.880 dönüm olup, denizden yüksekliği ortalama olarak 2.100 metre dolayındadır.Kışları soğuk, sert ve uzun, yazları kurak ve yağışsız geçer. Kışın hava sıcaklığı bazen (-35,-40) dereceye, yazın ise (+35) dereceye kadar çıktığı görülmektedir.

Özalp İlçesi Van İl Merkezine 63, İran Devletine 36, Saray ilçesine 17 Km. uzaktadır.

İran sınırına 45 km mesafede kurulan Özalp Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Murat Van bölümünde yer alır.Denizden yüksekliği 2100 metredir. İlçemizin Van İline uzaklığı 64 km. dır.Doğusunda İran ve Saray İlçesi Batısında Van Güneyinde Gürpınar Kuzeyinde Muradiye ve Çaldıran İlçeleri ile çevrili olan Özalp. Toplam 2380 k.m. kare yüz ölçümüne sahiptir.İlçemizin toplam 51.876 nüfusla 1 belde , 52 köy ve 20 mezrası vardır.İlçe merkezinin nüfusu 10.904’tür.Van’ı ve dolayısıyla Türkiyeyi İran’a bağlayan demiryolu ve karayolu ilçe merkezimizden geçmektedir. 1976 yılında meydana gelen Çaldıran depremi esnasında Özalp’ın kuzey kesiminde ki köylerinde can ve mal kaybı olmuştur.

Bölgede Urartular Persler, Bizanslılar, Emeviler, Selçuklular,Sökmenler, Moğollar, Karakoyunlular ve Akkoyunlular değişik zamanlarda hakimiyet kurmuşlardır. Özalp ilçe sınırları içinde halk arasında “gort” diye anılan harabelerde yapılacak kazılarla: tarihte bu yörede hüküm sürmüş medeniyetler hakkında daha gerçekçi bilgiler elde edilebilir. Tarihi eser kaçakçılarının define aramak amacı ile yaptıkları kazılarda mezarların gün doğusu yönünde görülmesi, halk arasında burada yaşayanların güneşe taptıkları kanaatini doğurmuştur.1071 yılında Selçuklu sultanı Alparslan’ın Malazgirt meydan muharebesinden sonra Anadolu’ya girmesi ile birlikte Bizanslılardan kurtulup bir müddet Selçukluların kontrolünde kalan bölge, daha sonra Safevilerin eline geçmiştir.1555 yılında kanuni sultan Süleyman’ın Safevilerin yenmesi ile bölge Osmanlıların hakimiyetine girmiştir.Eski ismi “Mahmudiye “olan sonra “Saray“olarak adlandırılan Özalp ,1869 yılında Hakkari sancağına bağlanarak “Kaza” yapıldı.

1948 yılında ilçe merkezi Saray’dan Kargalı ya taşındı ve yeni ilçe merkezine Özalp ismi verildi. İlçe merkezi taşınmadan önce köy hüviyetinde olan Kargalı bugün ilçe merkezinin güneyinde ve küçük Özalp çayının ayırdığı ( Eskiden beri bu ad ile anılan ) mahalleye isim olmuştur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s